Dün iş çıkışında çok sevdiğim bir dostumu Gültepe’ye ziyarete gittim(Bilmeyenler için söyleyeyim Gültepe, İzmir’in merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan kenar mahallelerinden biridir) Arkadaşım yolların bozuk olduğunu ve o yüzden otobüs ile gelmemin daha doğru olacağını söyledi.

İş çıkışında Çankaya’da 45 numaralı otobüsü beklemeye başladım. Eskiden duraklarda sorunsuz çalışan Otobüsüm Nerede tabelaları çalışmıyor. Onun yerine Çevreci Temiz otobüsler gibi bir yazı var. Akıllı telefon uygulamasından nerede olduğunu bakmak için girdiğimde ise durak numarası istiyor. Durağın her yerine baktım ancak numara bulamadım. Yapacak bir şey yok deyip otobüsü beklemeye başladım. Akşam saatlerinde her 13 dakika da gelmesi gereken otobüs tam 45 dakika gelmedi. Bu bekleme sırasında çevre mahallelere giden otobüslerin her birinden en az 4 tane geldi.Beklediğim otobüs geldiğinde ise binmek için insanları itmem gerekti. Gelen otobüsün plakası 35 HD 3895.(Ayrıca şoförün insanlara yaklaşımı ve bağlı olduğu kuruma tepkisi için de tebrik etmek gerek) Şoföre neden böyle olduğu konusunda tepki gösterecekken şoförün hareket memuru ile konuştuğunu fark ettim. O benden daha tepkili bir şekilde kendisinden önce ve sonra olan otobüslerin neden hareket etmediğini soruyordu.

Otobüs zaten dar olan ve kenara park edilen araçlar sayesinde karşılıklı iki aracın zorlukla geçtiği yollardan zorlukla ilerledi. Normal durumda 2 ya da 3 dakika da geçilebilecek olan yolları neredeyse 10 dakika da aldık.

Büyük sinirle kendimi dostumun evine attım. Anlat dedim neden böyle.6-7 ay önce Gıda Çarşısı’ nda başlayan alt yapı çalışmalarının daha yeni bittiğini (hatta bazı bölgelerde devam ediyormuş ancak otobüsün güzergahını etkilemiyormuş) ve şimdi de kazılan yolların 1 aydır asfaltlanmasının beklendiğini söyledi.

gida_carsisi_kanal_calismasi

Sorum şu; İzmir’linin hak ettiği hizmet bu mudur? Otobüs ya da araçlar geç de olsa bir şekilde yol alabilirler. Ambulans ya da itfaiyenin acil bir şekilde yardıma gitmesi gerektiği durumlarda ne olacak? İş bilmez yöneticiler tarafından bir türlü bitirilemeyen çalışmalar yüzünden insanlar evlerinden olmaya hatta canlarından olmaya mecbur mu? Bunun hesabını kim verecek?

Her fırsatta Göztepe ve Karşıyaka’da olan tramvay çalışmalarına tepki gösterilirken bu duruma neden herkes sessiz kalıyor. Oralarda yaşayan insanlar, bu mahallelerde yaşayan insanlardan daha mı değerli?

Her fırsatta Avrupa Birliği’ne en uygun şehir diye övündüğümüz şehrin insanları bunları yaşamak zorunda mı?

CEVAP VER