Ali Baba’nın Çiftliği

Saatin kaç olduğunun ayırdında değilim.Gözlerimi açmaya çalışıyorum ama sanki görünmez bir güç bana engel oluyor.Aklıma nasıl geldi bilmiyorum ama bir anda aklımda çocukken olduğum ameliyat geldi.Ameliyathane çıkışında da ailemin heyecanlı seslerini duyuyordum,gözlerimi açmaya çalışıyor ama açamıyordum.

Kulağıma komşu da bulunan ördeklerin sesi geliyor,bu sese sinir oluyorum aslında ama o hayvanların neden orada olduğu aklıma gelince sinirim biraz olsun geçiyor.O evde 13 yaşında akıl sağlığı yerinde olmayan bir çocuk yaşıyor,çocuğu daha önce hiç görmedim ama evleri hemen yanımızda olduğu için çığlıklarını sıklıkla duyuyorum.Çocuk hayvanları çok seviyor ve sinir krizleri geçirince,bu hayvanları sevdiğinde kendine geliyormuş.Detayı hakkında herhangi bir bilgim yok ama bu kadarını bilmek bile yeterli.Ördekler  yaklaşık iki dakika hiç susmadı ama o kadar çok uykum var ki,sesleri bana annenin bebeğine okuduğu ninni gibi geliyor.

Ördekler ne zaman sustu bilmiyorum uyuyakalmışım,gözlerimi açamadığım için saatin kaç olduğuna da bakmadım.Uyandığımda kulağıma bu sefer horozların ötmesi çalındı.Sesleri duyduğumda artık sabah olduğunu düşündüm,gözlerimi açtım ama hava hala aydınlanmış değildi,saate baktığımda saatin henüz 3 bile olmadığını gördüm.Vakitsiz öten horozun başı kesilir atasözünden yola çıkarak hayvanın geleceğini merak ediyorum.

Horozun patatesli yemeğini düşünerek tekrar uykuya daldım.Bir kaç tane rüya görerek uyanır uyanık geceyi geçirdim,uyandığımda artık sabah olmuştu.Oturduğum yerde çoğu şey rutin olarak devam eder.Mesela her Cumartesi akşamı süt ve yumurta satan genç gelir.Her sabah 10 gibi börek ve poğaça satan börekçimiz geçer.Her Pazartesi ve Perşembe günü sabah 8 gibi kadın sürücümüzün kullandığı çöp arabası geçer.Dışarıdan gelen sesleri duyduğum da saatin 8 olduğunu ve çöp arabasının geçtiğini düşündüm ama farklı olan şey günün Cumartesi olmasıydı.Aklımda,bu sefer hangi komşumuzun hangi hayvanı ses yapıyor diye düşünerek balkona çıktım ve bir başka komşumuzun kangal kırması olan köpeğinin,çöp kutusu olarak kullanılan 20 litrelik boya kutusuyla oynadığını gördüm.Artık anladım ki bana bugün güzel bir sabah uykusu çekmek haramdı.

Uykuma engel olanlar,miskinliğime engel olamaz diyerek,baş ucumda duran kitabımı alıp okumaya başladım.Kitaba o kadar dalmışım ki,telefona mesaj geldiğini bile çok sonra gördüm. Bu güzel keyfimi bozan ise tahmin edeceğiniz üzere yine bir komşumuzun karısına bağırması oldu.

Toparlayacak olursam,şehrin göbeğinde yaşamama rağmen Ali Babanın çiftliğinde hissediyorum kendimi.Çiftliğinde şimdilik ördek,horoz,güvercin,köpek var.Önümüz kurban bayramı dana ve kuzular da eklendiğinde eksik olan parçaları da tamamlamış olacağız.

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere.

Timur Yozgatlı

Paylaş

CEVAP VER