1012

George Orwell’in unutulmaz distopik romanı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ü okuyanlar 101 numaralı odanın ne olduğunu hemen anlayacaklardır.Kitabını okumayıp filmini izlemek isteyenler için de 1956 ve 1984 yıllarında iki adet filmi mevcut.

Kitabın ana karakteri olan Winston Smith,işkencecisi O’Brein a 101 numaralı odanın ne olduğunu sorar ve cevabı da “Bu sorunun yanıtını herkes bilir.101 numaralı oda dünyadaki en kötü şeyidir” der.”Kimine göre diri diri gömülmek,kimine göre hadım edilmek ve daha farklı bir çok şey”.

Bu Winston için sıçanlardı mesela peki siz kendinizin 101 numaralı odasını düşündünüz mü? Belki de 101 numaralı odanın tam olarak içinde yaşıyoruzdur.Çok büyük bir çoğunluğumuz ayın sonunu getirmek de zorlanırız.Genelde günlerimizi sürekli hesap yaparak ve para kazanmanın farklı yollarını arayarak geçiririz.Peki ay sonu gelince ne olur,eğer maaşınızı zamanında alabiliyorsanız elinize aldığınız 3 kuruş para bir anda borçlarınıza gider ve maaşınızın yatmasından sonra vücudunuz da oluşan rahatlama yerini tekrar hesaplara,arayışlara ve doğan olarak gerginliğe bırakır.Tüm bu yazdıklarım tabi ki çalışabilecek kadar şanslı olan insanlar için geçerli.

En son ne zaman sinemaya gittiniz,en son ne zaman sırf canınız istediği için hesap yapmadan bir yerler de yemek yediniz,en son ne zaman bütün senenin yorgunluğunu atabilmek için 1 günlük dahi olsa tatile gittiniz.Tüm bunlar aslında tam olarak da 101 numaralı odayı yaşadığımızı anlatmıyor mu?

İşkence gören Winston,içten içe kendisine bunca acı yaşatan insana saygı duyar.Evet ilk başta bana da garip gelmişti ama biraz düşündükten sonra anladım ki,insanlar genel de bu şekilde davranır.Kitabı güzel kılan kısım da aslında bu.Bizi bize bizden daha iyi anlatması.

Ferdi MARTI

CEVAP VER