12 Eylül darbesi,12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir-komuta zincirinde gerçekleştirdiği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı üçüncü darbedir.Genelkurmay başkanı Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Calasun’un liderliğinde gerçekleşmiştir.

12 Eylül darbesini hazırlayan bir çok neden bulunmaktadır.Bunlardan en önemlileri;

Siyasi İstikrarsızlık

İlk turu 22 Mart 1980’de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerine başlarda aday dahi çıkarılamamış, son anda çıkarılan adaylarla da, toplam 114 kez oylama yapılmasına rağmen darbe günü olan 12 Eylül’e kadar Cumhurbaşkanı seçilememiştir.Ayrıca 1973 yılından başlayarak herhangi bir parti tek başına iktidarı elde edememiş, sürekli olarak koalisyon hükümetleri kurulmuş ve istikrar sağlanamamıştır.

12eylul1

Güvenlik Zafiyetleri

12 Eylül öncesi dönemde özellikle öğrenci grupları arasında ciddi çatışmalar yaşanmaktaydı.Farklı siyasi görüşten öğrenciler süreki olarak çatışmalar da yaşamlarını yitiriyor, ülkenin önde gelen gazetecileri, akademisyenleri, siyasileri ve güvenlik güçlerine suikastlar düzenleniyordu.

12eylul2

Ekonomik ve Dış Etkenler

Tüm dünyada başını ABD’nin çektiği neoliberal politikalar etkin olmaya başlamıştı.Bu politikanın gerçekleştirilebilmesi için ABD sağ hükümetlerin başa gelmesini istiyordu.Bunu başaramadıkları durumlarda da darbeleri destekliyordu.1979’da yaşanan İran İslam Devrimi ve aynı yıl yaşanan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgali sonrası, ABD’nin bölgede en güçlü müttefiki olan Türkiye’nin kontrolünü tamamen kendi istediği şekilde yönlendirmek istiyordu.Dünyada bunlar yaşanırken Türkiye’de de, o zaman ki başbakan olan Süleyman Demirel’in ’70 sente muhtacız’ açıklaması,işsizlik,kıtlık ve işveren ile işçi anlaşmazlıkları da yaşanıyordu.

12eylul3

Şeriatçılık ve Mezhep Çatışmaları

19 – 26 Aralık 1978 tarihleri arasında Kahramanmaraş’da Alevilere yönelik saldırılar da 105 alevi öldürüldü,200’ün üzerinde ev yakıldı ve 100’e yakın dükkan tahrip edildi.

Mayıs – Temmuz 1980 tarihleri arasında Çorum’da meydana gelen dini temelli olaylarda 57 kişi yaşamını yitirdi.

30 Ağustos 1980’de yapılan Zafer Bayramı törenlerine katılmayan Necmettin Erbakan, buna sebep olarak Karadeniz şehirlerinden birinde ölen din adamını gösterdi.

İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesinden sonra 6 Eylül’de Konya’da düzenlenen ‘Kudüs’ü kurtarma yürüyüş ve mitingi’ne 100bin üzerinde insan katılmıştır.Bu mitingde “Şeriat gelecek,vahşet bitecek”,”Dinsiz Devlet,yıkılacak elbet” şeklinde sloganlar atılmış,İstiklal marşı okunurken yere oturulmuş ve yuhalanmıştır.

12eylul4

Darbe günü ve sonrasında yaşananlar tarihin sayfasına kara lekeler olarak silinmemek üzere yazılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinin oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi, darbenin liderliğini yapmış ve radyodan okudukları ilk bildiri de ” İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur” şeklinde açıklama yapmışlardır.Türk Hava Kurumu,Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay haricindeki tüm derneklerin faaliyetleri durdurulmuş ve polis teşkilatı Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlanmıştır.

12eylul5

Darbenin 1 numarası olan Genelkurmayı Başkanı Kenan Evren, siyasi parti liderleri Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş’e bir tebliğ yollamıştır.Gönderilen yazı da “TSK yönetime el koymuştur.Hükümetiniz feshedilmiş,parlemonto üyeliğiniz düşmüştür.Talimatı getiren subayına ikazlarına uyunuz ” denilmiş ve götürecekleri adresler bildirilmiştir.Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel Hamzaköy Gelibolu adresi verilirken, Necmettin Erbakan’a Uzunada İzmir adresi verilmiştir.Alpaslan Türkeş evinde bulunamadığı için tebligat verilememiş ve 13 Eylül tarihinde bir bildiri ile teslim olmasını istemiştir.Bunun üzerine Türkeş 14 Eylül tarihinde Ankara Merkez Komutanlığı’na teslim olmuş ve Uzunada’ya gönderilmiştir.

12eylul6

Darbeler sonra işkenceler ve idamlar çok kısa içerisinde başlamıştır.İlk olarak sol görüşlü bir öğrenci olan Necdet Adalı ve ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edilmiştir.Yaşanan binlerce olay arasında 17 yaşındaki Erdal Eren’in idamı çok konuşulmuştur.İdam kararı Yargıtay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen Milli Güvenlik Konseyi’nin onaylaması sonucunda Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde idam edilmiştir.

12eylul7

12 Eylül 1980 darbesinin siyasetten öğrencilere ,spordan ekonomiye kadar çok büyük kitleye derin yaralar bırakmıştır.Bu darbeden sonra 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiştir.Toplam 210 bin dava açılmış ve 230 bin kişi yargılanmıştır.7 bin kişiye idam istenmiş,517 idam cezası verilmiş ve 50 kişi idam edilmiştir.388 bin kişiye pasaport verilmemiş, 30 bin kişi sakıncalı denilerek işten çıkarılmıştır.14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılmış, 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına kaçmıştır.171 kişinin işkenceden dolayı öldürülmüş, 300 kişinin nasıl öldürüldüğünü belirsizdir.

12eylul8

Darbede Amerika Birleşik Devletleri’nin rolü çokça konuşuldu.İlk kez Mehmet Ali Birand’ın 1984 de çıkan kitabı ” 12 Eylül 04.00 ” da dile getirilen iddia da, Abd’nin Türkiye Masası Sorumlusu Paul Henze’nin askeri müdahale haberini alırken “Your boys have done it (Sizin çocuklar işi bitirdi)” şeklinde konuşmanın gerçekleştiği ve darbede Abd’nin rolünün olduğunu sıkça dile getirilmiştir.12

12eylul9

CEVAP VER