Aşık Veysel Şatıroğlu. Tam 122 yıl önce bugün doğru koca yürekli ozan. O’nu anlatmak için kelimeleri yan yana getiremiyorum.Yanık sesi ve insanı düşüncelere salan sözleri ile bu topraklara gelmiş en büyük şair ve ozanlardan.Atatürk’ün ölümünden sonra ağıtlar yakmış bir vatan aşığı.Bizlere sadece gözler ile görülmediğini kanıtlayan muhteşem insan.

asik-veysel-satiroglu

1894 yılında Sivas’ın Sivrialan köyünde doğdu.Daha önce iki ablasını alan Çiçek hastalığı onunda henüz 7 yaşında iken iki gözünü aldı.

Babasının teşviki ile bağlama çalmaya başladı.Kutsi Bey ile tanıştıktan sonra, O’nun da desteği ile tüm yurdu dolaşmaya başladı.Köy enstitülerinde saz hocalığı yaptı.

Plağa ilk okuduğu türkü Aşık İzzeti’ye ait olan Mecnunum Leylamı gördüm türküsüdür.Türkü daha sonra Erkan Oğur tarafından da okunmuştur.

Eşinin gece yarısı başka bir adama kaçmasını kendine özgü bir tavırla karşılamıştır.Anlatılana göre karısının ayakkabısının içine tüm parasını ve bir not bırakmıştır.İçine koyduğu parayı helal etmiş, kendine katlandığı için teşekkür etmiş ve lafının dokundurmadan da geçmemiştir.Hemen herkesin hafızasına kazınan”Güzelliğin on pare etmez, bendeki aşk olmasa” sözlerini yazmıştır.

70 li yıllardan başlayarak bir çok sanatçı tarafından türküleri tekrar tekrar yorumlanmıştır.Ünü Türkiye’yi aşmış ve yabancı sanatçılar tarafından yorumlanmıştır.

Trt radyoya verdiği bir röportaj da, toprakla alakalı bu kadar çok söz yazmasının sebebinin gözlerinin görmemesi olduğunu söylemiştir.Gözlerim görseydi toprağı görmez, onu düşünmez, sadece üstüne basım geçerdim şeklinde konuşmuştur.Bu da aslında ne kadar önemli bir düşünür olduğunun kanıtıdır.

Maaş bağlamak isteyen görevlilere, devletin parası fabrika açsın diyecek kadar, gözlerini tedavi edelim diyen doktorlara küçük dünyama dokunmayın diyecek kadar da alçak gönüllüdür.

Gözleri görmediğinden dolayı istiklâl savaşına alınmaz, bu durum için ömrü boyunca hayıflanmıştır.Mustafa Kemal Ataürk öldüğünde ona ağıt yakacak kadar da vatanına ve milletine aşıktır.

Çok sevdiği uğrunda türküler yazdığı Atatürk’le tanışamamıştır.İki kez çok yaklaşmış ancak görüşemiştir.Birincisinde Cumhuriyet’in 10. yılı için yazdığı destanı okumak için düşmüş yollara.Ancak İran şahının Ankara’da olacağından dolayı kıyafeti düzgün olmayanlar şehre alınmamış.Hakimiyet-i Milliyet gazetesine okumuş destanını.İkincisi İstanbul radyosunda yanık sesiyle okuduğu türküyü Gazi’de dinlenmiş.Yanına çağırtmış ancak bir türlü bulunanamamış.Ertesi gün köşke gittiğinde ‘O zaman eğlence zamanıydı, şimdi çalışma zamanı’ denerek köşke alınmamıştır.

21 Mart 1973 yılında akciğer kanserine yakalanarak hayata gözlerini yummuştur.Geride onlarca türkü, şiir bırakmıştır. Eserleri yaşadığı dönemde Deyişler, Sazımdan Sesler, Dostlar Beni Hatırlasın kitaplarında ve öldükten sonra Bütün Şiirleri kitabında toplanmıştır.

Uzun İnce Bir Yoldayım, Kara Toprak, Güzelliğin On Par’etmez, Beni Hor Görme, Dostlar Beni Hatırlasın başta olmak üzere bir çok türküsü dillere pelesenk olmuştur.

Bize kattığın bunca erdem ve değer için teşekkür ederiz.

1 YORUM

CEVAP VER